‘Türkiye ve Suriye arasında işbirliği iki ülkenin güvenliği ve bütünlüğü için şart’

11.05.2018

600 Kişi Okumuş

0 Yorum

‘Türkiye ve Suriye arasında işbirliği iki ülkenin güvenliği ve bütünlüğü için şart’

Suriye Devlet Başkanı Esad’ın Türkiye’den bir siyasi heyetin ülkesini ziyaret ettiği açıklamaları üzerine iki ülke arasındaki üst düzey işbirliği tesis edilme ihtimalini, 2016 yılında Esad’la bir araya gelen Prof. Dr. Şükrü Sina Gürel ve eski Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı emekli korgeneral İsmail Hakkı Pekin Sputnik’e değerlendirdi.

 ABD’nin İran ile P5+1 ülkeleri olan ABD, Çin, Rusya, Fransa, İngiltere ve Almanya arasında 2015’te imzalanan nükleer anlaşmadan çekildiğini açıklamasıyla birlikte İsrail’in Suriye’ye saldırı başlattığı bir dönemde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Yunan basınına dünya çapında gündem olan bir röportaj verdi. Söz konusu röportajda Yunanistan’ın Katimerini gazetesinden Aleksis Papaçelas’ın Türkiye’nin Suriye’de gerçekleştirdiği harekâta ilişkin sorusunu da yanıtlayan Esad, Türkiye’den bir siyasi heyetin birkaç gün gibi kısa bir süre önce Suriye’ye ziyaret gerçekleştirdiği bilgisini paylaştı. Türkiye’nin gerçekleştirdiği harekâtı ‘işgal’ olarak tanımlamasına rağmen Esad’ın iki ülke arasındaki ilişkilerin arka kapı diplomasisi aracılığıyla sürdüğüne işaret etmesi, Türkiye ve Suriye arasında yeniden yönetimler düzeyinde işbirliği kurulmasının olası olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi. Konuyu, 2016 yılında Suriye’ye giderek Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la görüşme yapan eski dışişleri bakanı ve eski başbakan yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Sina Gürel ile eski Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı emekli korgeneral İsmail Hakkı Pekin Sputnik’e değerlendirdi.‘ESAD’IN BAHSETTİĞİ HEYET ZİYARETİNİ AVRASYA YEREL YÖNETİMLER BİRLİĞİ GERÇEKLEŞTİRDİ’

Esad tarafından gündeme getirilen ve Suriye’ye yapılan heyet ziyaretinin resmi ziyaret olmadığını söyleyen Pekin “Bahsedilen o ziyaret, Avrasya Yerel Yönetimler Birliği heyeti tarafından gerçekleştirildi. Daha öncesinde de zaman zaman Vatan Partisi heyetleri benzer ziyaretler gerçekleştirmişti. Bunlar, Türkiye-Suriye ilişkilerinin başlaması, gelişmesi veya belli bir noktaya taşınması saikiyle düzenlenmiş bir ziyaretler. Zira, bu tür ziyaretlerin devam edeceğini ve Türkiye-Suriye işbirliğinin başlatılmasına vesile olacağına inanıyorum” dedi.

Sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla “arka kapı diplomasisi kanallarını açık tutmaya” çalışıldığına işaret eden Pekin “Bizler, Türkiye ile Suriye arasındaki işbirliğinin başlamasının bölgedeki sorunların çözülmesine sebep olacağına inanıyoruz. Sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla arka kapı diplomasisi kanallarını açık bulundurmaya çalışıyoruz. Bu ziyaretlerde güvenlik konuları da gündeme geliyor. Muhaberat yetkilileri, Baas Partisi Genel Sekreteri veya Meclis Başkanı ziyaret edilmek suretiyle ve Türkiye’de de benzer görüşmeler yapılmak suretiyle tarafların işbirliği yapmaya açık hale getirilmesine çalışılıyor. Burada önemli olan kanalları açık tutmak” diye konuştu.

‘TÜRKİYE’NİN GÜVENLİĞİ VE SURİYE’NİN BÜTÜNLÜĞÜ İÇİN ÖNEMLİ’

Bu tür görüşmelerin hem Türkiye’nin güvenliği hem de Suriye’nin bütünlüğü için önemli olduğuna işaret eden Pekin “Çünkü ben iki ülkenin eninde sonunda doğrudan bir işbirliğine gireceğine inanıyorum. Bölgede oynanan oyunların ne kadar büyük olduğunu görüyoruz. Malum, bölgede gerginlik yeniden tırmanıyor. ABD de bu işin içerisinde olduğu için bu gerginlik daha da büyüyecek. Tam da bu sebeple hem Türkiye’nin güvenliği hem de Suriye’nin bütünlüğü için bu gibi görüşmeler gerçekleştirilmeli” dedi.

Ziyaretlerin hükümetler arasında işbirliğiyle sonuçlanacağı yönündeki inancını da paylaşan Pekin “Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlayacaksak Türkiye’nin mutlaka Suriye’yle işbirliği yapması lazım. Bu konuda koşul öne sürmek de doğru değil. Kaldı ki, Suriye PYD’yi ya da diğer terör örgütlerini desteklemiyor. Suriye’ye giden heyetler de Suriyeli yetkililere Türkiye’nin Suriye’de kalıcı olmak gibi bir amaçlarının olmadığını anlatıyor. Yani Türkiye’nin amacının işgal olmadığı net bir şekilde anlatılıyor. Bana gelen bilgilere göre karşı taraf adım atmaya hazır. Türkiye de bu adımı atmaya hazır olmalı” diye ekledi.

‘SURİYE VE İRAN KARŞITLIĞININ TIRMANDIĞI BU DÖNEMDE MEŞRU REJİMLE İŞBİRLİĞİ ŞART’

Konuyu Sputnik’e değerlendiren bir diğer isim Prof. Dr. Şükrü Sina Gürel de, taraflar arasında işbirliğinin tesis edileceğinden umutlu. 2016 yılında Suriye’ye giderek Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la görüşme yapan eski dışişleri bakanı ve eski başbakan yardımcısı Prof. Gürel bu tür bir işbirliğinin zamanlama açısından da önemli olduğuna işaret ederek “Türkiye ve Suriye arasında bir işbirliğinin mümkün olmasını umuyorum. Yakın zamanda ABD, İsrail, Suudi Arabistan ve Mısır ekseninin Suriye’ye ve İran’a karşı yapabilecekleri umarım Türkiye’yi ne İran’la ne Rusya’yla ne de Suriye’deki meşru rejimle karşı karşıya getirir. Bu kötü olasılığın gerçekleşmemesi için Türkiye’nin Suriye’deki meşru rejimle üst düzeyde yakınlık, hatta iş birliği içinde olması gerekir” dedi.

‘ABD EKSENİNİN TÜRKİYE’YE İHTİYACI OLACAK AMA TÜRKİYE BU OYUNU BOZACAKTIR’

Gürel “Şu aşamada, İran’ın Akdeniz’le ve Hizbullah’la bağlantısını kesmek üzere yürütülen Büyük Ortadoğu Projesi tıkanmış, başarısız olmuş durumda. Başarısız olduğu yer de Suriye. Bu aşamada bir yandan ABD Başkanı Donald Trump’ın kendi ülkesinde güç duruma düştükçe Yahudi lobisine yaslanma ihtiyacı, öte yandan da İsrail’in bundan sonra İran’ı daha sert bir şekilde karşısına alma çabaları, korkarım ki Türkiye’yi İran ve Suriye karşısında konuşlanmaya zorlayacaktır. Neticede İran’ı tecrit etme politikası yürütülüyor ve bu politika içerisinde Türkiye’ye ihtiyaçları var. Ama umarım Türkiye bu oyunu bir kez daha bozacaktır. Bu sözünü ettiğimiz ayrıntı bende de umut yarattı” dedi ve şöyle devam etti:

“Sözünü ettiğim eksen, İran’a karşı bir takım senkronizasyon içerisindeler. İsrail, Suriye’deki İran hedeflerini vurmaya başladı. Bu arada Suriye’yi, Şam’ın güneyindeki sözde muhaliflerle rahatsız ediyorlar. Ki Suriye oraya yeni harekât başlattı. Bir de işin ekonomik boyutu var; Iran’ı tecrit edebilmek için petrol fiyatlarının tam yükseldiği bir sırada İran’ı yaptırımlarla karşı karşıya bırakmak istiyorlar. Halbuki petrol fiyatlarının yükselmesi, aslında Suudi Arabistan ekonomisini kurtarmak için yapılan bir şey. Rusya da bundan yararlanacak. Ancak İran’ın yararlanmasını istemiyorlar. Trump’ın attığı adım, İsrail’in başlattığı askeri harekât, hep İran’ı tecrit etmeye yönelik.”

‘ABD’NİN MENBİÇ GÜNDEMİ OYALAMA AMAÇLI, TÜRKİYE AÇISINDAN ORTADA BEKA SORUNU VAR’

Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler de hesaba katıldığında tarafların işbirliğinin daha da fazla önem kazandığının altını çizen Gürel “Bu işbirliğinin önünde bir takım engeller var. Üstü kapalı olarak söyleyeyim. Kişisel çıkarlarla devlet politikalarını karıştıranların rolü olabilir. Bence devlet adamlığı, bu kişisel sorunları aşmayı gerektirir. Bir de tabii eğer bir beka sorunu varsa, bu kişisel bir sorun değil bütün Türkiye’nin sorunudur” dedi.

Kendisinin 2016 yılında Esad’dan “Kardeş olmaya mecburuz” şeklindeki mesajı ulaştırdığının hatırlatılması üzerine Gürel “Ben orada Cumhurbaşkanı Esad’a kimseyi temsil etmediğimi ama herkese ulaşabileceğimi söylemiştim ve o da bana ‘Ben kimseye özel bir mesaj yollamayacağım. Kardeş olmaya mecburuz. Ve bu mesajım bütün Türk halkına. Ama sizin getirdiğiniz her mesajı almaya hazırım’ demişti. Ben dolayısıyla Esad’ın böyle bir açılım içerisinde rahatlıkla olabileceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Bundan sonra ABD ile nasıl bir anlaşma içerisinde olunacağının halen belirsizliğini koruduğuna işaret eden Gürel “Menbiç belki boşaltılabilir ama Fırat’ın doğusuna ilişkin herhangi bir işaret yok. Menbiç konusu hem bizi oyalamak hem de Fırat’ın doğusunun boşaltılması söz konusu olmasın diye ABD tarafından elde bir koz olarak tutuluyor diye düşünüyorum. Dolayısıyla ABD’yle çok yakın zaman Suriye konusunda karşı karşıya gelmemiz kaçınılmaz” diye ekledi.

SPUTNİK NEWS

İlgili Terimler : , , ,

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz